Kozmetik Şekillendirme

Adeziv Sistem (Bonding)

Diş Beyazlatma (Bleaching)

İnlay ve Onlay Seramik Dolgular

Gülümseme Tasarımı

Güçlendirilmiş Seramikler

 

1.      KOZMETİK ŞEKİLLENDİRME (Cosmetic Contouring):

 

 Dişlerinizin muntazam ve doğru şekilde görülebilmesi için minik aşındırmalarla şekillendirme yapılır.

 

 

2.ADEZİV SİSTEM (Bonding):

 

Adeziv sistem (bonding) nedir?

Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir.  

Diş Hekimi, Kompozit (Estetik) Dolgu maddesi yardımıyla sorunlu diş veya dişlere arzu edilen estetik görünümü kazandırır.

Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu dişhekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir.

Vaka 1:

                                    

Çürük nedeniyle renk değiştirmiş bir üst lateral dişin kompozit bonding yardımıyla restore edilmiş hali. 

 

Vaka 2:

                         

Travma sonucu kırılmış üst santral dişin kompozit bonding ile restore edilmiş görüntüsü.

 

Vaka 3:

                          

İki üst santral diş arasında bulunan diastemanın kompozit bonding ile kapalmış hali.

 

Adeziv Sistemin Avantajları:

Adeziv Sistemin Dezavantajları:

Bu sistem uygulanırken ağrı hissedilir mi?

Hayır! Pek çok durumda, dişi uyuşturmaya bile gerek duymadan bu işlem uygulanabilir. 

 

Doğal görünür mü?                              

Evet! Kozmetik dişhekimliğinde yetkin bir dişhekimi tarafından yapıldığında doğal görünür.

 

Adeziv sistem uygulanan dişlerde zamanla renk değişimi olur mu?

Mikrofil ajanlar, en ileri tekniklerle elde edilmiş olup, hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikler taşırlar ve ancak normal dişler kadar renk değiştirirler.Yüzey pürüzlülüğü, cilalama ile en aza indirildiğinde lekelenmeye karşı dayanıklılığı artar. Dış faktörlerin sebep olduğu (sigara, çay, kola, kahve vb.) olası lekelenmeler ise, rutin diş muayenelerinde giderilebilir. 

 

Bu sistemin uygulandığı dişler özel bir bakım gerektirir mi?                             

Bu konuda bazı sınırlamalar mevcuttur. Çok sert nesneleri (buz, şeker gibi) ısırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca tırnak yeme gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak kalınmalıdır.  

 

Bir adeziv sistemin ömrü ne kadardır?

Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve dişhekiminin becerisine bağlıdır. Son teknoloji ile üretilen malzemelerin ömrü 5 ila 10 yıldır. Bonding (adeziv sistem) uygulanmış bir dişe, daha sonra yeniden bir bonding işlemi yapılabilir. 

 

Bu işlem pahalı mıdır?

Genellikle diğer estetik işlemlere göre daha ekonomiktir. Ücreti belirleyen faktör, kullanılan malzeme ve seçilecek tedavi türüdür.

 

Tedavi süresi ne kadardır?

Size, güzel ve kendinizden emin bir gülümseme armağan edecek olan bu işlem için pek çok kez bir seans (15 dak. – 1 saat) yeterlidir. Uygulanacak seans sayısı, yapılacak işleme göre değişir. 

 

Bu işlem herkese uygulanabilir mi?  

Evet! Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, yetişkinler ve yaşlılar görünüşlerini ve gülümsemelerini bu metot sayesinde daha da güzelleştirebilirler.

 

 

 

3.DİŞ BEYAZLATMA (BLEACHING)

Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere sebep olabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması işlemi (bleaching), diğer protetik metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.

Dişlerin beyazlatılması (Bleaching) işlemi, temizlik işleminden farklı olup dişlerin yapısındaki (içeriğindeki) koyuluğun ve renklenmelerin daha estetik bir görüntü elde etmek için açılması (ağartılması) işlemidir. Dişlerdeki renklenme nedenlerine bağlı olarak, beyazlatma derecesi farklı olabilir. Ancak neden her ne olursa olsun dişleriniz eskisinden daha beyaz olacaktır.

 

Diş Beyazlatma ( Bleaching ) ; Carbamide Peroxide veya türevleri kullanılarak yapılan bir ağartma ( renk açma ) işlemidir.Kullanılan maddeler oksijen ( O ) açığa çıkarır. Oksijenin ayrılmasıyla birlikte dişin rengi de açılır.

Bu işlem ; sarı , kahverengi veya gri renkli dişleri olan kişilerin daha beyaz dişleri olmasını sağlamaktadır.

Beyazlatma, dişlerin yapısında bulunan renklenmeleri ortadan kaldırma işlemidir.Bunun, klinikte hekim tarafından yapılan ve dişlerin yüzeylerine yapışan bakteri plakları ve diş taşı temizliği ile karıştırılmaması gerekir. Zaten beyazlatmanın başarılı olabilmesi için öncelikle hekim tarafından diştaşı temizliği yapılmalıdır.

Dişlerinizde daha önce yapılmış olan dolgular ve kaplamalar bu sekilde beyazlatılamazlar, renkleri aynı kalır.
Dis rengi aynı göz ya da ten rengi gibi kişiden kişiye farklılık gösterir.Diş rengini etkileyen bir çok faktör vardır.Bunlar : Kalıtımsal etkenler, dış etkenlerin ( çay, kahve, sigara gibi ) boyaması , gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe (travma), eski dolgular nedeni ile olabilir.

                                 

ENDİKASYONLARI:

( Uygulanmasının uygun olduğu durumlar )

 

KONTRENDIKASYONLARI:

( Uygulanması önerilmediği veya aşırı dikkat edilmesi gerektiği durumlar )

 BEYAZLATMA İŞLEMİ NASIL YAPILIYOR?

İşlem Muayenehane ortamında veya evde sizin uygulayacağınız biçimde olmak üzere iki ayrı şekilde yapılabilir:

Muayenehanede Uygulanan Beyazlatma (OfficeBleaching)

Office bleaching ; diş hekimi tarafından muayenehanede uygulanan beyazlatma yöntemidir. Bir veya bir kaç dişe yada tüm dişlere uygulanabilir. Beyazlatılması daha zor olan dişlere genellikle muayenehanede müdahele etmek gerekir.Home bleachingle kombine uygulanabilir.

Muayenehane ortamında kullanılan yöntem; uygulanan peroksit oranı yüksek bir beyazlatıcı ajanın özel bir ışık yoluyla sertleştirilmesidir.

İlk muayenede, ağzınızdaki doğal dişlerin hangi renk oldukları saptanır. Bu saptama, tedavi bittikten sonra dişlerin ne kadar beyazladığının izlenmesi açısından önemlidir.

                      

       Kanal tedavisi sonrası renklenen üst köpek dişine uygulanan beyazlatma işlemi 

 

Kullanılan ışık kaynağının gücünün fazla olması ve konsantrasyonun fazla olması diş beyazlatma işleminin süresini kısaltır. Daha erken netice alınmasını sağlar. Fakat yinede oluşabilecek hassasiyeti minimuma indirmek için, mümkünse daha düşük konsantrasyonlar ile ( uzun süreyi göze alarak ) diş beyazlatma yapılmalıdır.

Muayenehane koşullarında bleaching 45-60 dakikada tek seansta veya 3-4 seansta yapılabilir. Seansları arttırmak hastanın tedaviden daha az etkilenmesini ve daha az yorulmasını sağlayacaktır.

Evde Uygulanan Beyazlatma (Home Bleaching)

Home bleaching ; hastanın kendisi tarafından evde uygulanan diş beyazlatma işlemidir. Basit düzeydeki renklenmelerde tercih edilir. Bu işlemin yapılabilmesi için hastadan bir ölçü alınarak ağız modelinin çıkarılması gerekmektedir. Bu model üzerinde şeffaf ve elastik bir kılıf hazırlanır. Bu kılıfın içerisine diş hekimi tarafından verilen beyazlatıcı jel konularak hastanın kendisi tarafından ağzına takılır. Beyazlatma, daha düşük yüzdeli Karbamid Peroksit içeren beyazlatma ajanları kullanılarak gerçekleştirilir.

İlk randevuda dişlerin ölçüsü alınır. Bu ölçü yardımıyla hastanın ağız yapısına uygun özel bir plak hazırlanır.

İkinci randevuda, hazırlanan plak ve beyazlatıcı ajan içeren tüpler hastaya verilir ve işlemi nasıl gerçekleştireceği açıklanır. Hekimin önerileri doğrultusunda işlem gün içersinde uygulanır. Haftalık kontrollerle tedavinin nasıl gittiği izlenerek gereken değişiklikler yapılabilir.

                    

      

Kişiye hangi yöntemin uygulanacağına hekimle birlikte karar verilmelidir.

Önce Sonra

Muayenehane koşullarında olduğu gibi evde de uygulanabilecek bu yöntem mutlaka diş hekiminin kontrolü altında ve diş hekiminin yönlendirmeleriyle olmalıdır.

Bleaching yeteri kadar süreyle uygulanmalıdır aksi taktirde istenilen beyazlığa ulaşılamayacaktır. Ancak farklı firmaların malzemelerin özelliğine göre belli bir süreden fazla da uygulanmamalıdır. Jelin fazla süreyle uygulanması da dişlerde geriye dönüşü olmayan zararlar meydana getirebilir.

Bleaching işleminden sonra bleaching uygulanmış dişlerdeki dolguların yenilenmesi gerekebilir.

Beyazlatma işleminin sonuçları kalıcıdır ancak bu kalıcılık %100 değildir. Az bir miktarda koyulaşma olabilir. Bu nedenle belli dönemlerde pekiştirme seansları uygulanabilir. Ancak beyazlamış dişler her zaman için eski halinden daha beyaz olacaktır ve sürekli bir beyazlık elde edilmiş olacaktır. Geriye dönüşün yani az miktardaki koyulaşmanın derecesi beslenme şekli (sigara,kahve gibi) ve ağız bakım alışkanlıkları ile ilgili olarak farklılık gösterebilir.

Kötü ağız hijyeni ve boyayıcı gıda maddelerin sık tüketilmesi geriye dönüşün miktarını arttırır.

BEYAZLATMA NE KADAR BAŞARILI OLUYOR?

Özellikle çay, kahve, sigara ve yaşa bağlı renklenmelerde diş renklerinin açılması çok daha rahat oluyor. Yapılan araştırmalar, bu tip hastaların %96'sının yapılan işlemden tatmin olduklarını gösteriyor. Ancak; Tetrasiklin veya aşırı floride bağlı renklenmelerde çok iyi sonuçlar elde edilemiyor.

Dişlerin ana renkleri de, başarıya önemli etkide bulunuyor. Örneğin, dişlerin ana rengi sarıysa, beyazlatma daha başarılı olurken, gri tonlu dişlerde beyazlama daha az olmaktadır.

Ayrıca beyazlatma işleminden ağızda bulunan estetik dolguların, porselen kron ve köprülerin etkilenmeyeceği bilinmelidir.

DİŞ BEYAZLATMANIN NE GİBİ YAN ETKİLERİ VAR?

Beyazlatma amacıyla kullanılan peroksitli ajanlar, tedavi sırasında dişlerde sıcak-soğuk hassasiyeti olabilir. Bu hassasiyet genellikle tedavi bitiminden sonraki 1-2 hafta içerisinde geçecektir.

Beyazlatıcı ajanın dişetlerine temas etmesi sonucunda dişetlerinde renk değişikliği veya yanma gibi geçici şikayetler de ortaya çıkabilmektedir.

Evde uygulanan tedavi sırasında, hastanın beyazlatıcı jeli önerilen süreden fazla uygulaması, diş minelerinde aşınmalara neden olabilir.

Beyazlatıcı jelin bulunduğu enjektörlerin, evde çocukların ve ev hayvanlarının ulaşamayacakları bir yerde saklanması önemlidir.

Tedaviden sonraki 1.5-2 haftalık zaman diliminde beyazlatma işlemi uygulanan dişlere dolgu, porselen kron gibi başka uygulamalar yapılmamalıdır. Bu süre içerisinde yapılan restorasyonların tutuculukları azalmaktadır.

BEYAZLATMA İŞLEMİ HERKESE UYGULANABİLİR Mİ?


Hemen herkese beyazlatma tedavisi uygulanabilir.Ancak hamile ya da emziren anneler ile çocuklarda yeterli araştırmalar olmadığından bu hastalara beyazlatma tedavisi uygulanmamaktadır. Yaklasik %10 luk bir hasta grubunda başarı elde edilemeyebilir. Bu nedenle beyazlatma hizmeti veren bir diş hekiminin fikrini sormak faydalı olacaktır.

DİŞLERDEKİ BEYAZLIĞIN ÖMRÜ NE KADAR SÜRMEKTEDİR?

Kişiden kişiye değişen faktörlere bağlı olarak, dişlerdeki beyazlık 3 ay ile 3-4 yıl arasında devam etmektedir.

Beyazlatma tedavisi uygulanan hastalarin %75'inde geri dönüş görülmemektedir. Ancak değisim olduğunu söyleyen %25'lik grupta 6 ayda bir yalnızca bir gece uygulama yaparak, ilk uygulama sonrası ortaya çıkan beyazlık tekrar elde edilmektedir.
 
Sigara - kahve gibi renklendirici gıdaları çok kullananlarda 1- 2 yıl sonra renk % 30-40 geri dönebilir. Diğer bireylerde beyazlığın ömrü daha uzun süre olup, rengin geri dönüşümü %10-20'lerde kalmaktadır.  

Kazanılan beyazlığın daha uzun süreli olması (pekiştirme) açısından 6 ay veya 1 yılda bir, tek bir seans daha beyazlatma işlemi yapılması önerilmektedir.


TEDAVİ SÜRESİNCE NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?


Beyazlatma işlemi süresince, taşıyıcı kalıp ağzınızda iken sigara içilmemesi gerekir.Ayrıca dişlerde renkleşmelere yol açabilen gıdalar ( çay-kahve gibi ) çok fazla tüketilmemelidir. Tedavi sırasında en sık görülebilen problem olan hassasiyet uygulanan jeller sayesinde oldukça azalmıştır. Ayrıca dil ve dudakta kabarmalar görülebilir. Ancak, bir kaç gün içinde ortadan kalkar.

BEYAZLATMA İŞLEMİNİN DİŞE HERHANGİ BİR ZARARI VARMI DIR?


Uygulanan düşük konsantrasyona sahip ' carbamide perokside ' in hiçbir kalıcı zarara yol açmadığı çeşitli çalışmalarla kanıtlanmıştır . Ancak daha yüksek konsantrasyonlar - özellikle hassasiyet açısından - dikkatle kullanılmalıdır.
 

 

4.İNLAY-ONLAY RESTORASYONLAR

Çürük veya kırılmalar nedeniyle, doğal dişin çiğneme yüzeyinin yarısından fazlası zarar gördüyse dolgu veya kron yapmak yerine inlay veya onlay restorasyon tercih edilebilir.

Inlay veya Onlay’ler Porselen, Dental Altın veya Kompozit dolgu maddesinden yapılabilir ve doğal dişin zarar görmüş bölgesine yapıştırılır.

Inlay’ler; bilinen dolgulara benzer. Dişin çiğneme yüzeyindeki doku kaybının çok geniş olmadığı, dişin “cusp” dediğimiz çıkıntılı kısımlarının çürük veya kırıktan zarar görmediği durumlarda uygulanır.

Onlay’lerde ise; dişin ağızda görünen kısmındaki doku kaybı daha geniştir. En az bir ya da daha fazla çıkıntılı kısım zarar görmüştür.

 

 

 

 

 

Eskiden inlay ve onlay yapımında, çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı göz önüne alınarak dental altın kullanılırdı. Günümüzde, özel döküm yapılabilen ve dayanıklı porselenlerin geliştirilmesiyle porselen inlay/onlay’ler tercih edilmektedir. Çünkü bu porselenler hem çiğneme kuvvetlerine dayanmakta, hem de doğal dişle mükemmel bir estetik uyum sağlamaktadırlar.

Dental Altın Inlay

Porselen Inlay

Inlay/Onlay yapımı; genel olarak iki randevuda tamamlanmaktadır.

Birinci randevunuzda; diş hekiminiz dişinizdeki eski dolguyu veya çürüğü temizleyerek gerekli düzeltmeleri yapar. Ölçü alır ve ölçüyü laboratuara gönderir. Dişinizi geçici bir dolguyla kapatır. İkinci randevunuzu verir. Gönderilen ölçü yardımıyla laboratuarda inlay veya onlay’iniz hazırlanır.

İkinci randevunuzda; Geçici dolgunuz çıkartılır, laboratuardan gelen inlay veya onlay’in doğal dişinize uyumu, yüksekliği, rengi kontrol edilir. Gerekli düzeltmeler yapılır. Hiçbir sorun yoksa özel yapıştırıcısıyla dişe yapıştırılır. Eğer hekiminiz herhangi bir uyum sorunu saptadıysa, işi tekrar laboratuara göndererek size bir randevu daha verebilir.

Avantajları :

·         Normal dolgu maddeleriyle onarılan dişlerin dayanıklılıkları %50 artmaktadır. Oysa Inlay veya Onlay ile onarılan dişlerin dayanıklılıkları %75 kadar artış gösterir.

·         İyi ağız bakımı ve düzenli kontrollerle ömürleri 10-30 yıl arasında olabilir.

·         Porselen kronlara oranla daha az doğal diş dokusu kaybıyla yapılmaktadırlar.

·         Porselen Inlay/Onlay’lerin doğal dişle estetik uyumları mükemmeldir.

Dezavantajları:

·         Kırılmaları veya dişte yeni bir çürük oluşması durumunda tamirleri imkansızdır.

·         Porselenden hazırlanan Inlay/Onlay’ler, bilinen dolgu maddelerinden ve metal destekli porselen kronlardan daha pahalıdır.

·         Metal Inlay/Onlay’ler estetik değildir.

 

 

5.GÜLÜMSEME TASARIMI

Kendine güven duygusunun ilk anahtarı, pozitif enerjinin başlangıcı, mutluluğun insana ait olan ifade yeteneği gülümseme ile başlar.

Dudaklar zihinde kırmızıyı, dişler ise beyazı çağrıştırır. Dişlerin formları ve büyüklükleri de en az beyazlığı kadar önemlidir.

İnsanlar ilk karşılaşmalarında birbirlerinin göz ve dudaklarına odaklanırlar.Ahenksiz bir gülümsemede gözler hemen kişinin dişlerine yoğunlaşır ve uygunsuzluğun sebebini bulmaya çalışır. Ahenkli bir gülümsemede ise gözler beyine pozitif bir imaj gönderir.


          
Gülümseme tasarımı, kişinin birtakım kişisel istekleri ile sağlık , doğallık ve fonksiyonu birleştirerek, ideal gülümsemeyi planlamak ve yaratmaktır.


Burada önemli olan ilk bakışta yeni yapıldığı anlaşılan çok büyük, çok beyaz, fırlak vs. dişler değil, tam tersine yapıldığı diğer insanlar tarafından hemen fark edilemeyen kişinin yüzüyle bütünleşmiş dişlerdir.


 
Aşağıdaki soruların bir veya birkaçına evet diyorsanız sizin de bir gülümseme tasarımına ihtiyacınız var demektir:

 

GÜLÜMSEMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ŞUNLARDIR :


1. Yaş
2. Cinsiyet
3. Dudaklar
4. Diş etleri
5. Dişlerin şekli, sıralanışı ve renkleri

6. Ten rengi
7. Yüz şekli  


1.YAŞ :

 

 Zamanla dişlerin daha koyu bir renk aldığı ve ışıltısını kaybettiği gözlenir. Uzun yıllar boyunca kullanılan sigara, çay, kahve, kırmızı şarap ve kimi zamanda dişin mine tabakasının aşınması; yıllar ile beraber gülümsemenin renksizleşmesine ve silikleşmesine sebep olur. Problem sadece buysa basit bir beyazlatma işlemi ile etkileyici değişiklikler yaratılabilir. Fakat çoğu zaman sadece dişleri beyazlatmak yeterli olmaz. Kompozit bondingleme, porselen veneer ve kuronlar ile gülüş tamamen ideal hale getirilebilir. Bu değişiklik sadece çevredeki kişilerin bireyde olumlu yönde bir değişiklik olduğunu fark edebileceği kadardır.


Yaş ilerledikçe karşılaşılan bir diğer problem de burun ucu ile çenenin birbirine yaklaşması yani yüzün alt 1/3 'ünün kısalmasıdır. Yüzün alt 1/3'ündeki yumuşak dokular, çene kemikleri ve dişler tarafından desteklenir. Dişler kapatıldığında (özellikle arka dişler) meydana gelen yükseklik bu destek için çok önemlidir. Yıllarla birlikte çene kemikleri incelir, dişler aşınır ve bu mesafe kısalır. Bu hem artık yeterince iyi çiğneyememeye hem de gülümsemeyi belirleyen yumuşak dokuların sarkmasına, yeterince desteklenememesine sebep olur. Dişlerdeki aşınma 40 yaş üstünde iyice belirginleşir ve çok yaygındır. Bir de diş sıkma ve gıcırdatma problemi varsa dişler hızla kısalır ve çoğu zamanda kırılır. Dişler kötü gözükür, fonksiyonlarını yerine getiremez ve bunlara ilave olarak çene ekleminde problemler oluşmaya başlar ve tüm bunlar kişiyi kırışık ve yaşlı gösterir.

Böyle bir problem oluştuysa çözüm çiğneyici yüzeyleri içine alan poselen onleyler ve ön bölgede porselen laminate veneer'lerdir. Bunlarla hem estetik sağlanır hem de dişlerin kısalması sonucu oluşan mesafe kaybı düzeltilerek yüzün alt 1/3 ü olması gereken boyuta getirilir.

 

2.CİNSİYET:

Kadın ve erkek gülüşleri arasında önemli farklılıklar vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

KADIN

ERKEK

Gülme Hattı(ön dişlerin alt kenarları) eğimli olarak alt dudağı takip eder.

Gülme hattı daha düzdür.

Dişler daha yuvarlak ve bombelidir.

Dişler düz ve köşelidir.

Ön orta iki diş daha iri ve uzun, onların yanındaki lateral dişler ise daha silik ve küçüktür.

Ön dört diş arasında önemli bir boy farkı yoktur.

 

3.DUDAKLAR:

 Dudaklar gülümsemeyi şekillendirir ve çok önemlidir.
Dudak kenarlarının aşağı veya yukarı oluşu ifadeyi tamamen değiştirebilir.
 
4. DİŞ ETLERİ:

Estetik bir gülümseme yalnız beyaz muntazam dişlerle değil, aynı zamanda bu dişlere uyumlu dişetleri ile mümkündür.Dişeti problemi olan kişilerde estetik bir gülümsemeden bahsetmek imkansızdır.

Sağlıksız diş etleri: Periodontal hastalık nedeni ile diş etleri kırmızı, şiş ve parlak gözükürler. Estetik diş hekimliği işlemlerinden önce mutlaka tedavi edilmelidirler.

Diş etleriyle gülümseme(Gummy Smile): Gülümsediklerinde diş etleri fazla gözüken vakalarda herhangi bir estetik diş hekimliği işlemi yapılacak olsa da olmasa da yapılacak küçük bir operasyon ile diş eti fazlalıkları uzaklaştırılarak daha hoş bir gülümseme elde edilir.

                        

 

Dişeti çekilmesi: Dişeti çekilmesi sonucu bazı dişler çok uzun gözükebilir,kök yüzeyleri açığa çıkmıştır. Bu durumda öncelikle dişeti tedavisi yapılarak bu açıklıklar yumuşak doku greftleri ile kapatılmalıdır.

 

                     


Düzensiz dişeti kenarları: Dişleri çerçeveleyen dişetleri bazı dişlerde çok yukarda yada çok aşağıda olabilir (dişeti çekilmesi, sürme bozukluğu, diş kaybından doğan defektler vb) Estetik prosedürlerden önce dişeti şekilleri ideale getirilmelidir.

Dişeti pigmentasyonu: Herhangi bir yaralanma sonucu ya da doğal olarak dişetlerinde farklı renkte bölgeler olabilir. Renk pigmentasyonu koyu kırmızıdan kahverengiye kadar değişkenlik gösterebilir. Koyu ten rengine sahip bireylerde ve sigara içenlerde daha sıklıkla gözlenir. Küçük bir dişeti operasyonu ile pembe renkli dişeti görüntüsü hedeflenir. 

5-DİŞLERİN ŞEKLİ, SIRALANIŞI VE RENKLERİ:

Estetik diş hekimliğindeki uygulamalar, dişlerin form ve renklerindeki problemlere göre çeşitlenir.

Kompozit dolgular veya laminate veneerler ile bu boşluklar kolayca kapatılabilir.

 

              

 

·         Dişlerin rengi kötü ise:
Rengin kötülüğünün seviyesine göre yapılacak işlem değişir. İlk önce denenecek olan beyazlatma olur. Eğer istenen renge ulaşılamaz ise, ( bazı durumlarda dişler beyazlatıcıya iyi reaksiyon vermez ya da renk çok koyudur yeterince beyazlama elde edilemez) yapılacak olan kompozit veya porselen laminate veneerlerdir. İleri derecede tetrasiklin renkleşmesi olan vakalarda yapılacak işlem ilk önce beyazlatma daha sonra laminate veneer olmalıdır.

 Alt ön dişlerdeki aşınma                   Koruyucu plak

                                 

 

6-TEN RENGİ:

Estetik diş hekimliği uygulamalarında, dizayn edilen gülüşün kişiyle tam olarak uyuşması çok önemlidir. Zira çok güzel hazırlanmış dişler bile bazen yüze bir şey katmaz tam tersi gözü rahatsız eder .Ten rengi de yapılacak uygulamanın renginin belirlenmesinde en önemli faktörlerden biridir. Koyu bir ten rengine sahip esmer kişilerde çok açık renkli, parlak ,dikkat çekici dişler uyumlu ve güzel bir gülüşü sağlayamazken, daha açık ten rengine sahip kişilerde bu dişler daha naturel durur.

7-YÜZ ŞEKLİ:

Doğal dişlerde yüz şekliyle dişlerin şekli arasında bir benzerlik bulunur. Yani oval bir yüze sahipseniz dişlerinizin formu oval ya da ovale çok yakındır. Bu uyum yaptılan estetik uygulamalarda da kullanarak doğal gülüşler yakalanabilir.

Kimi zaman da bu uyum bozularak kozmetik illüzyonlar kullanılır. Kişinin yüzü onu rahatsız edecek kadar kare, yuvarlak ya da uzun olabilir. Böyle kişilerde gülüş dizayn edilirken bu rahatsızlığı göz önünde bulundurularak, dişlerin şeklini değiştirmek suretiyle yeni gülüşle birlikte yüz şeklindeki rahatsızlık da azaltılabilir.

Mesela uzun bir yüz şekline sahip kişiye yine ince uzun dişler yapılırsa yüzü olduğundan da uzun gözükecektir. Bu durumda daha geniş karemsi dişler kullanarak yüzün uzunluğu gizlenebilir, ya da çok yuvarlak, şişman yüzlü bir hastaya uygulanan ince uzun dişler onu daha ince gösterecektir.


GÜLÜŞ TASARIMINDA KULLANILAN TEKNİKLER:

Porselen Laminate Veneers:
Dişlerinize yapıştırılan ince poselen yapraklar inanılmaz değişiklikler sağlar. Estetik diş hekimliğinde en çok kullanılan tekniktir. Çünkü dişten hiç, ya da çok az madde kaldırılarak büyük değişiklikler yaratır. Işık geçirme özelliği olduğu için doğal dişten ayırmak mümkün değildir.


Beyazlatma : Dişinizin doğal renginin daha beyaz ve ışıltılı olmasını sağlar. Travma, yaşlılık ve çeşitli ilaçlarla meydana gelen renklenmeleri yok eder.

Bonding(kompozit dolgu):
Boşluk doldurur, kırık onarır ve renk bozukluklarını mineye uyumlu gelişmiş materyaller ile örter. Ucuzdur, uygulaması kolaydır fakat ömrü daha sınırlıdır.

                               


Metal desteksiz porselen kuronlar (kaplamalar):
Görünüm ve sağlığı geliştirmek amacı ile, çok hasarlı ya da daha önceden kesilmiş dişlere uygulanmalıdır.

                                          

Cosmetic Contouring: Dişlerinizin muntazam ve doğru şekilde görülebilmesi için minik aşındırmalarla şekillendirme yapılır.
Bu işlemlerin hepsi gülümsemenizde büyük gelişmeler sağlayan tekniklerdir.

6. GÜÇLENDİRİLMİŞ SERAMİKLER

A- TAM SERAMİK KRONLAR( Metal desteksiz- Metal alt yapı içermeyen Porselenler)

Estetik görünümün çok önem kazandığı bölgelerde, metal içermediği için renk uyumu doğal dişe en yakın, özel bir porselenden yapılmış protez türüdür.

Bilinen eski porselen restorasyonlar, dayanıklılığı ve sağlamlığı arttırmak için, metal bir alt yapının üzerinde hazırlanıyorlardı. Yapılan çalışmalar sonucunda, Dişhekimliğinde kullanılan porselen geliştirilerek, metal desteğe gerek kalmadan kullanılabilir hale getirilmiştir.

Porselenin metal bir desteğe gerek olmadan kullanılması sonucunda yapılan restorasyonlarda, doğal diş görünümüne çok yaklaşan sonuçlar elde edilebilmektedir. Bunun sonucunda da mükemmele yakın estetik ve estetikle doğru orantılı hasta memnuniyeti ortaya çıkmaktadır.

Yöntem, kronlarda (tek diş kaplamaları), dolgularda, ön dişlerin ön yüzlerine yapılan Veneerlerde ve kullanılan Metal Desteksiz Porselen tipine göre kısa-uzun köprülerde başarıyla kullanılabilmektedir.

Avantajları:

 

B- LAMİNATE PORSELENLER

Laminate porselen nedir?

Laminate porselen; porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılmasıyla uygulanan bir tedavi şeklidir.

Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Dişin ön yüzü ile kaplamanın iç yüzü özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır.

Hangi durumlarda laminate tedavisine başvurulur?

Laminate porselenler temel olarak, renk değişikliklerinin giderilmesi ve belli bir dereceye kadar şekil düzeltilmesi amacıyla yapılabilirler. Başlıca uygulama alanları şu şekilde özetlenebilir:

Renklenmelerde, diş beyazlatma(bleaching) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor vb. lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında,

Ayrık dişleri bitiştirmede (diastema kapama),

Kırık veya aşınmış dişlerin restorasyonunda,

Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,

Hafif derecede çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedaviye alternatif olarak)

  

 

 

 

LAMİNATE PORSELENLERİN, NORMAL PORSELEN KRONLARA KARŞI AVANTAJLARI

Dişlerden daha az aşındırma yapılmaktadır. Laminate Porselen yapmak için dişlerinizin ön yüzünden sadece 0.4- 0.7 mm. arasında bir düzeltme yapılması yeterlidir. Halbuki bir kron yapmak amacıyla dişin her tarafından 1.5- 2 mm. küçültme gerekmektedir.

Ön dişlere yapılan bilinen porselen kaplamalar eskidikleri zaman, diş eti bölgesinde koyu renkli, doğal olmayan bir görünüm oluşturabilirler. Laminate kaplamalarda diş yüzeyiyle kesintisiz bir geçiş sağlanması ve yapısında metal bulunmaması nedeniyle bu görünüm hiçbir zaman oluşmaz.

Sadece porselenden yapıldıkları için ışık geçirgenlikleri çok iyidir. Bu özellikleri sayesinde, Laminate porselenlerle onarılan dişlerde, doğal dişlerdeki yarı şeffaf görünüm sağlanabilmekte, daha doğal ve daha estetik görünüme ulaşılmaktadır.

Dişlerin ön yüzünden sadece minimal aşındırma yapıldığı için tedavi hiçbir zaman “geri dönülemez” değildir. Dişteki aynı düzeltme üzerinde, porselen malzemesi yerine kompozite (estetik dolgu) geçilebileceği gibi sonradan dişin tamamen küçültülerek kron yapılması da mümkündür.

 LAMİNATE PORSELEN NASIL YAPILIYOR?

Hekiminizle tüm ayrıntıları konuşarak kararınızı verdikten sonra;

 PORSELEN VENEERLERİN BAKIMI

Laminatlar uzun ömürlü müdür? Dayanıklı mıdır?

Laminatlar iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Lekelenme ve aşınmaya karşı adeziv sisteme(bonding) göre daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.

Laminate Porselenlerin avantajları nelerdir?

-Konservatif (koruyucu) tedavilerden biridir. Bu, veneerlerin yapılabilmesi için dişten kaldırılacak dokunun çok az olmasından kaynaklanır. Sadece dişin ön yüzeyinden ortalama 0,4-0,7 mm madde kaldırılır.

- Tedavi süresi kısadır. 3 yada 4 randevuda yepyeni bir gülüşe kavuşursunuz.

- Doğru endikasyon, doğru teknik ve iyi bir gülüş dizaynı ile yapıldığında diğer insanlar tarafından hemen fark edilemeyecek kadar kişinin yüzüyle bütünleşmiş dişlerdir.

- Işık geçirme özelliği olduğu için doğal dişten ayırmak mümkün değildir. Bir laminate veneer ne kadar çok ışık geçirme özelliğine sahipse o kadar daha doğal sonuç elde edilir.

- Çok iyi cilalanmış porselen yüzeyi, diş taşı olşumunu minimuma indirir.

- Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.

- Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Sözgelimi, yapışmış bir veneer'ı dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir.

- Aşınmaya karşı direnci yüksektir.

Laminate Porselenlerin dezavantajları nelerdir?

- Diğer tedavi alternatiflerine göre maliyeti daha yüksektir.

- Hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve artistik yeteneğinin tam olması gerekir.