İnlay ve Onlay Seramik Dolgular
1. KOZMETİK ŞEKİLLENDİRME (Cosmetic Contouring):
Dişlerinizin muntazam ve doğru şekilde görülebilmesi için minik aşındırmalarla şekillendirme yapılır.
Adeziv sistem (bonding) nedir?
Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir.
Diş Hekimi, Kompozit (Estetik) Dolgu maddesi yardımıyla sorunlu diş veya dişlere arzu edilen estetik görünümü kazandırır.
Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu dişhekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir.
Vaka 1:

Çürük nedeniyle renk değiştirmiş bir üst lateral dişin kompozit bonding yardımıyla restore edilmiş hali.
Vaka 2:

Travma sonucu kırılmış üst santral dişin kompozit bonding ile restore edilmiş görüntüsü.
Vaka 3:

İki üst santral diş arasında bulunan diastemanın kompozit bonding ile kapalmış hali.
Adeziv Sistemin Avantajları:
Estetik bir uygulamadır.
Hızlı bir tedavi yöntemidir, genellikle tek bir randevuda bitirilir.
Porselene oranla daha ucuzdur.
Tamiri veya yenilemesi daha kolaydır.
Adeziv Sistemin Dezavantajları:
Kompozit Dolgu maddesi diş minesi veya Porselen kadar kuvvetli olmadığından özellikle üzerine çok yüklenilirse kolayca kırılabilir veya yerinden çıkabilir.
Özellikle kişinin ağız bakımına ve beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak, zamanla dolgu maddesinin yapısında bozulmalar veya renk değişikliği ortaya çıkabilir.
3-5 yılda bir tamir veya yenileme gerektirebilir.
Bu sistem uygulanırken ağrı hissedilir mi?
Hayır! Pek çok durumda, dişi uyuşturmaya bile gerek duymadan bu işlem uygulanabilir.
Doğal görünür mü?
Evet! Kozmetik dişhekimliğinde yetkin bir dişhekimi tarafından yapıldığında doğal görünür.
Adeziv sistem uygulanan dişlerde zamanla renk değişimi olur mu?
Mikrofil ajanlar, en ileri tekniklerle elde edilmiş olup, hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikler taşırlar ve ancak normal dişler kadar renk değiştirirler.Yüzey pürüzlülüğü, cilalama ile en aza indirildiğinde lekelenmeye karşı dayanıklılığı artar. Dış faktörlerin sebep olduğu (sigara, çay, kola, kahve vb.) olası lekelenmeler ise, rutin diş muayenelerinde giderilebilir.
Bu sistemin uygulandığı dişler özel bir bakım gerektirir mi?
Bu konuda bazı sınırlamalar mevcuttur. Çok sert nesneleri (buz, şeker gibi) ısırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca tırnak yeme gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak kalınmalıdır.
Bir adeziv sistemin ömrü ne kadardır?
Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve dişhekiminin becerisine bağlıdır. Son teknoloji ile üretilen malzemelerin ömrü 5 ila 10 yıldır. Bonding (adeziv sistem) uygulanmış bir dişe, daha sonra yeniden bir bonding işlemi yapılabilir.
Bu işlem pahalı mıdır?
Genellikle diğer estetik işlemlere göre daha ekonomiktir. Ücreti belirleyen faktör, kullanılan malzeme ve seçilecek tedavi türüdür.
Tedavi süresi ne kadardır?
Size, güzel ve kendinizden emin bir gülümseme armağan edecek olan bu işlem için pek çok kez bir seans (15 dak. – 1 saat) yeterlidir. Uygulanacak seans sayısı, yapılacak işleme göre değişir.
Bu işlem herkese uygulanabilir mi?
Evet! Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, yetişkinler ve yaşlılar görünüşlerini ve gülümsemelerini bu metot sayesinde daha da güzelleştirebilirler.

Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere sebep olabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması işlemi (bleaching), diğer protetik metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.
Dişlerin beyazlatılması (Bleaching) işlemi, temizlik işleminden farklı olup dişlerin yapısındaki (içeriğindeki) koyuluğun ve renklenmelerin daha estetik bir görüntü elde etmek için açılması (ağartılması) işlemidir. Dişlerdeki renklenme nedenlerine bağlı olarak, beyazlatma derecesi farklı olabilir. Ancak neden her ne olursa olsun dişleriniz eskisinden daha beyaz olacaktır.

Diş Beyazlatma ( Bleaching ) ; Carbamide Peroxide veya türevleri kullanılarak yapılan bir ağartma ( renk açma ) işlemidir.Kullanılan maddeler oksijen ( O ) açığa çıkarır. Oksijenin ayrılmasıyla birlikte dişin rengi de açılır.
Bu işlem ; sarı , kahverengi veya gri renkli dişleri olan kişilerin daha beyaz dişleri olmasını sağlamaktadır.
Beyazlatma, dişlerin yapısında bulunan renklenmeleri ortadan kaldırma işlemidir.Bunun, klinikte hekim tarafından yapılan ve dişlerin yüzeylerine yapışan bakteri plakları ve diş taşı temizliği ile karıştırılmaması gerekir. Zaten beyazlatmanın başarılı olabilmesi için öncelikle hekim tarafından diştaşı temizliği yapılmalıdır.
Dişlerinizde
daha önce yapılmış olan dolgular ve kaplamalar bu sekilde beyazlatılamazlar,
renkleri aynı kalır.
Dis
rengi aynı göz ya da ten rengi gibi kişiden kişiye farklılık gösterir.Diş
rengini etkileyen bir çok faktör vardır.Bunlar : Kalıtımsal etkenler, dış
etkenlerin ( çay, kahve, sigara gibi ) boyaması , gelişim çağında alınan
antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe (travma),
eski dolgular nedeni ile olabilir.

ENDİKASYONLARI:
( Uygulanmasının uygun olduğu durumlar )
Dişlerin
bir yada bir kaçının sarı-gri-kahverengi olduğu durumlar.
Kanal
tedavisi sonrasında grileşen ölü dişler.
Tetrasiklin gibi antibiyotik lekelerinin olduğu durumlar
Gelişimsel
defektlere , mineralizasyon bozukluklarına bağlı renklenmeler.
KONTRENDIKASYONLARI:
( Uygulanması önerilmediği veya aşırı dikkat edilmesi gerektiği durumlar )
Dişlerin zaten beyaz olduğu durumlar
Çürük
dişler (önce gerekli tedaviler yapılmalıdır)
İltihaplı
diş etleri (önce tedavi edilmelidir)
Nikotin-Kahve
gibi lekelerin olduğu dişler (önce temizlenmelidir)
Mine
defekti olan dişler (önce defektler kompozit dolgu veya bonding ile
kapatılmalıdır)
Aşınmış
dişler (önce bu aşınmış kısımlar kompozit dolgu ile örtülmelidir)
Diş
eti çekilmesi sonucu oluşan kökün açığa çıkması durumunda (home bleaching
yapılmayıp, kontrollü bir şekilde office bleaching yapılmalı , kökler izole
edilmelidir.)
BEYAZLATMA İŞLEMİ NASIL YAPILIYOR?
İşlem Muayenehane ortamında veya evde sizin uygulayacağınız biçimde olmak üzere iki ayrı şekilde yapılabilir:
Muayenehanede Uygulanan Beyazlatma (OfficeBleaching)
Office bleaching ; diş hekimi tarafından muayenehanede uygulanan beyazlatma yöntemidir. Bir veya bir kaç dişe yada tüm dişlere uygulanabilir. Beyazlatılması daha zor olan dişlere genellikle muayenehanede müdahele etmek gerekir.Home bleachingle kombine uygulanabilir.
Muayenehane ortamında kullanılan yöntem; uygulanan peroksit oranı yüksek bir beyazlatıcı ajanın özel bir ışık yoluyla sertleştirilmesidir.
İlk muayenede, ağzınızdaki doğal dişlerin hangi renk oldukları saptanır. Bu saptama, tedavi bittikten sonra dişlerin ne kadar beyazladığının izlenmesi açısından önemlidir.
Vital Bleaching (Sağlıklı dişlere uygulanan Beyazlatma ) işleminde : genellikle 1 gün içerisinde , 45-60 dk. boyunca yapılacak olan bir işlem yeterli olmaktadır. Yetersiz olması durumunda 2. hatta 3. seans yapılabilir. Genellikle zor renklenmelerde seans sayısı artabilir , çok koyu olmayan renklerse buna gerek kalmaz.
Devital Bleaching ( Kanal tedavisi olan dişlere uygulanan beyazlatma ) işleminde : Diş yüzeyinden ( ExtraCoronal ) yapılacak olan beyazlatmada tek seans yeterli olabileceği gibi 2. 3. seanslarada gereksinim olabilir. Diş içerisinden ( IntraCoronal ) yapılacak olan beyazlatmada ise kanal içerisine konulan pat ile hasta 3-4 gün bekletilir, daha sonra bu pat çıkarılarak normal dolgu yapılır. Gerakiyorsa 2. veya 3. seanslar yapılabilir. Genellikle en zor renklenmeler kanal tedavili dişlerde olur.

Kanal tedavisi sonrası renklenen üst köpek dişine uygulanan beyazlatma işlemi
Kullanılan ışık kaynağının gücünün fazla olması ve konsantrasyonun fazla olması diş beyazlatma işleminin süresini kısaltır. Daha erken netice alınmasını sağlar. Fakat yinede oluşabilecek hassasiyeti minimuma indirmek için, mümkünse daha düşük konsantrasyonlar ile ( uzun süreyi göze alarak ) diş beyazlatma yapılmalıdır.
Muayenehane koşullarında bleaching 45-60 dakikada tek seansta veya 3-4 seansta yapılabilir. Seansları arttırmak hastanın tedaviden daha az etkilenmesini ve daha az yorulmasını sağlayacaktır.
Evde Uygulanan Beyazlatma (Home Bleaching)
Home bleaching ; hastanın kendisi tarafından evde uygulanan diş beyazlatma işlemidir. Basit düzeydeki renklenmelerde tercih edilir. Bu işlemin yapılabilmesi için hastadan bir ölçü alınarak ağız modelinin çıkarılması gerekmektedir. Bu model üzerinde şeffaf ve elastik bir kılıf hazırlanır. Bu kılıfın içerisine diş hekimi tarafından verilen beyazlatıcı jel konularak hastanın kendisi tarafından ağzına takılır. Beyazlatma, daha düşük yüzdeli Karbamid Peroksit içeren beyazlatma ajanları kullanılarak gerçekleştirilir.
İlk randevuda dişlerin ölçüsü alınır. Bu ölçü yardımıyla hastanın ağız yapısına uygun özel bir plak hazırlanır.
İkinci randevuda, hazırlanan plak ve beyazlatıcı ajan içeren tüpler hastaya verilir ve işlemi nasıl gerçekleştireceği açıklanır. Hekimin önerileri doğrultusunda işlem gün içersinde uygulanır. Haftalık kontrollerle tedavinin nasıl gittiği izlenerek gereken değişiklikler yapılabilir.

Kişiye hangi yöntemin uygulanacağına hekimle birlikte karar verilmelidir.
| Önce | Sonra |
![]() |
![]() |
Muayenehane koşullarında olduğu gibi evde de uygulanabilecek bu yöntem mutlaka diş hekiminin kontrolü altında ve diş hekiminin yönlendirmeleriyle olmalıdır.
Bleaching yeteri kadar süreyle uygulanmalıdır aksi taktirde istenilen beyazlığa ulaşılamayacaktır. Ancak farklı firmaların malzemelerin özelliğine göre belli bir süreden fazla da uygulanmamalıdır. Jelin fazla süreyle uygulanması da dişlerde geriye dönüşü olmayan zararlar meydana getirebilir.
Bleaching işleminden sonra bleaching uygulanmış dişlerdeki dolguların yenilenmesi gerekebilir.
Beyazlatma işleminin sonuçları kalıcıdır ancak bu kalıcılık %100 değildir. Az bir miktarda koyulaşma olabilir. Bu nedenle belli dönemlerde pekiştirme seansları uygulanabilir. Ancak beyazlamış dişler her zaman için eski halinden daha beyaz olacaktır ve sürekli bir beyazlık elde edilmiş olacaktır. Geriye dönüşün yani az miktardaki koyulaşmanın derecesi beslenme şekli (sigara,kahve gibi) ve ağız bakım alışkanlıkları ile ilgili olarak farklılık gösterebilir.
Kötü ağız hijyeni ve boyayıcı gıda maddelerin sık tüketilmesi geriye dönüşün miktarını arttırır.
BEYAZLATMA NE KADAR BAŞARILI OLUYOR?
Özellikle çay, kahve, sigara ve yaşa bağlı renklenmelerde diş renklerinin açılması çok daha rahat oluyor. Yapılan araştırmalar, bu tip hastaların %96'sının yapılan işlemden tatmin olduklarını gösteriyor. Ancak; Tetrasiklin veya aşırı floride bağlı renklenmelerde çok iyi sonuçlar elde edilemiyor.
Dişlerin ana renkleri de, başarıya önemli etkide bulunuyor. Örneğin, dişlerin ana rengi sarıysa, beyazlatma daha başarılı olurken, gri tonlu dişlerde beyazlama daha az olmaktadır.
Ayrıca beyazlatma işleminden ağızda bulunan estetik dolguların, porselen kron ve köprülerin etkilenmeyeceği bilinmelidir.
DİŞ BEYAZLATMANIN NE GİBİ YAN ETKİLERİ VAR?
Beyazlatma amacıyla kullanılan peroksitli ajanlar, tedavi sırasında dişlerde sıcak-soğuk hassasiyeti olabilir. Bu hassasiyet genellikle tedavi bitiminden sonraki 1-2 hafta içerisinde geçecektir.
Beyazlatıcı ajanın dişetlerine temas etmesi sonucunda dişetlerinde renk değişikliği veya yanma gibi geçici şikayetler de ortaya çıkabilmektedir.
Evde uygulanan tedavi sırasında, hastanın beyazlatıcı jeli önerilen süreden fazla uygulaması, diş minelerinde aşınmalara neden olabilir.
Beyazlatıcı jelin bulunduğu enjektörlerin, evde çocukların ve ev hayvanlarının ulaşamayacakları bir yerde saklanması önemlidir.
Tedaviden sonraki 1.5-2 haftalık zaman diliminde beyazlatma işlemi uygulanan dişlere dolgu, porselen kron gibi başka uygulamalar yapılmamalıdır. Bu süre içerisinde yapılan restorasyonların tutuculukları azalmaktadır.
BEYAZLATMA İŞLEMİ HERKESE UYGULANABİLİR Mİ?
Hemen herkese beyazlatma tedavisi uygulanabilir.Ancak hamile ya da emziren
anneler ile çocuklarda yeterli araştırmalar olmadığından bu hastalara beyazlatma
tedavisi uygulanmamaktadır. Yaklasik %10 luk bir hasta grubunda başarı elde
edilemeyebilir. Bu nedenle beyazlatma hizmeti veren bir diş hekiminin fikrini
sormak faydalı olacaktır.
DİŞLERDEKİ BEYAZLIĞIN ÖMRÜ NE KADAR SÜRMEKTEDİR?
Kişiden kişiye değişen faktörlere bağlı olarak, dişlerdeki beyazlık 3 ay ile 3-4 yıl arasında devam etmektedir.
Beyazlatma
tedavisi uygulanan hastalarin %75'inde geri dönüş görülmemektedir. Ancak değisim
olduğunu söyleyen %25'lik grupta 6 ayda bir yalnızca bir gece uygulama yaparak,
ilk uygulama sonrası ortaya çıkan beyazlık tekrar elde edilmektedir.
Sigara - kahve gibi renklendirici gıdaları çok kullananlarda 1- 2 yıl sonra renk
% 30-40 geri dönebilir.
Diğer bireylerde beyazlığın ömrü daha uzun süre olup, rengin geri dönüşümü
%10-20'lerde kalmaktadır.
Kazanılan beyazlığın daha uzun süreli olması (pekiştirme) açısından 6 ay veya 1 yılda bir, tek bir seans daha beyazlatma işlemi yapılması önerilmektedir.
TEDAVİ SÜRESİNCE NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİR?
Beyazlatma işlemi süresince, taşıyıcı kalıp ağzınızda iken sigara içilmemesi
gerekir.Ayrıca dişlerde renkleşmelere yol açabilen gıdalar ( çay-kahve gibi )
çok fazla tüketilmemelidir. Tedavi sırasında en sık görülebilen problem olan
hassasiyet uygulanan jeller sayesinde oldukça azalmıştır. Ayrıca dil ve dudakta
kabarmalar görülebilir. Ancak, bir kaç gün içinde ortadan kalkar.
BEYAZLATMA İŞLEMİNİN DİŞE HERHANGİ BİR ZARARI VARMI DIR?
Uygulanan düşük konsantrasyona sahip ' carbamide perokside ' in hiçbir kalıcı
zarara yol açmadığı çeşitli çalışmalarla kanıtlanmıştır . Ancak daha yüksek
konsantrasyonlar - özellikle hassasiyet açısından - dikkatle kullanılmalıdır.

Çürük veya kırılmalar nedeniyle, doğal dişin çiğneme yüzeyinin yarısından fazlası zarar gördüyse dolgu veya kron yapmak yerine inlay veya onlay restorasyon tercih edilebilir.
Inlay veya Onlay’ler Porselen, Dental Altın veya Kompozit dolgu maddesinden yapılabilir ve doğal dişin zarar görmüş bölgesine yapıştırılır.
|
|
Inlay’ler; bilinen dolgulara benzer. Dişin çiğneme yüzeyindeki doku kaybının çok geniş olmadığı, dişin “cusp” dediğimiz çıkıntılı kısımlarının çürük veya kırıktan zarar görmediği durumlarda uygulanır. |
|
|
Onlay’lerde ise; dişin ağızda görünen kısmındaki doku kaybı daha geniştir. En az bir ya da daha fazla çıkıntılı kısım zarar görmüştür. |
Eskiden inlay ve onlay yapımında, çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı göz önüne alınarak dental altın kullanılırdı. Günümüzde, özel döküm yapılabilen ve dayanıklı porselenlerin geliştirilmesiyle porselen inlay/onlay’ler tercih edilmektedir. Çünkü bu porselenler hem çiğneme kuvvetlerine dayanmakta, hem de doğal dişle mükemmel bir estetik uyum sağlamaktadırlar.
|
|
|
|
Dental Altın Inlay |
Porselen Inlay |
Inlay/Onlay yapımı; genel olarak iki randevuda tamamlanmaktadır.
Birinci randevunuzda; diş hekiminiz dişinizdeki eski dolguyu veya çürüğü temizleyerek gerekli düzeltmeleri yapar. Ölçü alır ve ölçüyü laboratuara gönderir. Dişinizi geçici bir dolguyla kapatır. İkinci randevunuzu verir. Gönderilen ölçü yardımıyla laboratuarda inlay veya onlay’iniz hazırlanır.
İkinci randevunuzda; Geçici dolgunuz çıkartılır, laboratuardan gelen inlay veya onlay’in doğal dişinize uyumu, yüksekliği, rengi kontrol edilir. Gerekli düzeltmeler yapılır. Hiçbir sorun yoksa özel yapıştırıcısıyla dişe yapıştırılır. Eğer hekiminiz herhangi bir uyum sorunu saptadıysa, işi tekrar laboratuara göndererek size bir randevu daha verebilir.
Avantajları :
· Normal dolgu maddeleriyle onarılan dişlerin dayanıklılıkları %50 artmaktadır. Oysa Inlay veya Onlay ile onarılan dişlerin dayanıklılıkları %75 kadar artış gösterir.
· İyi ağız bakımı ve düzenli kontrollerle ömürleri 10-30 yıl arasında olabilir.
· Porselen kronlara oranla daha az doğal diş dokusu kaybıyla yapılmaktadırlar.
· Porselen Inlay/Onlay’lerin doğal dişle estetik uyumları mükemmeldir.
Dezavantajları:
· Kırılmaları veya dişte yeni bir çürük oluşması durumunda tamirleri imkansızdır.
· Porselenden hazırlanan Inlay/Onlay’ler, bilinen dolgu maddelerinden ve metal destekli porselen kronlardan daha pahalıdır.
· Metal Inlay/Onlay’ler estetik değildir.
Kompozit dolgu maddesinden yapılan Inlay/Onlay’ler, bir süre sonra renk değiştirebilir ve doğal dişle uyumları bozulabilir.
Kendine güven duygusunun ilk anahtarı, pozitif enerjinin başlangıcı, mutluluğun insana ait olan ifade yeteneği gülümseme ile başlar.
Dudaklar zihinde kırmızıyı, dişler ise beyazı çağrıştırır. Dişlerin formları ve büyüklükleri de en az beyazlığı kadar önemlidir.
İnsanlar ilk karşılaşmalarında birbirlerinin göz ve dudaklarına odaklanırlar.Ahenksiz bir gülümsemede gözler hemen kişinin dişlerine yoğunlaşır ve uygunsuzluğun sebebini bulmaya çalışır. Ahenkli bir gülümsemede ise gözler beyine pozitif bir imaj gönderir.
Gülümseme
tasarımı, kişinin birtakım kişisel istekleri ile sağlık , doğallık ve fonksiyonu
birleştirerek, ideal gülümsemeyi planlamak ve yaratmaktır.
Burada
önemli olan ilk bakışta yeni yapıldığı anlaşılan çok büyük, çok beyaz, fırlak
vs. dişler değil, tam tersine
yapıldığı
diğer insanlar tarafından hemen fark edilemeyen
kişinin yüzüyle bütünleşmiş dişlerdir.
Aşağıdaki
soruların bir veya birkaçına evet diyorsanız sizin de bir gülümseme tasarımına
ihtiyacınız var demektir:
Gülerken dişlerinizi göstermemeye çalıştığınız veya elinizle ağzınızı kapadığınız oluyor mu?
Resim çektirirken gülümsemekten kaçınıyor musunuz?
Gülümsemenizde sizi rahatsız eden herhangi bir şey var mı?
Ağzınız iyice açık olarak güldüğünüzde üst dudağınız diş etlerinizi fazlaca gösterecek şekilde yukarı çıkıyor mu?
Dişlerinizde yapılan tedavilerin (dolgu,kuron vb) doğal dişlerinizden farklı(renk,form vb) olduğunu düşünüyor musunuz?
Dişlerinizin daha beyaz olmasını ister miydiniz?
Dişlerinizde çapraşıklıklar ve /veya düzensizlikler var mı?
Dişlerinizin arasında boşluklar var mı?
Ön dişlerinizde çok sayıda dolgu veya kırık var mı?
Ön dişleriniz arasında rahatsız edici seviye ve büyüklük farklılıkları var mı?
GÜLÜMSEMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER ŞUNLARDIR :
1. Yaş
2. Cinsiyet
3. Dudaklar
4. Diş
etleri
5. Dişlerin
şekli, sıralanışı ve renkleri
6. Ten rengi
7. Yüz şekli
1.YAŞ
:
Zamanla dişlerin daha koyu bir renk aldığı ve ışıltısını kaybettiği gözlenir. Uzun yıllar boyunca kullanılan sigara, çay, kahve, kırmızı şarap ve kimi zamanda dişin mine tabakasının aşınması; yıllar ile beraber gülümsemenin renksizleşmesine ve silikleşmesine sebep olur. Problem sadece buysa basit bir beyazlatma işlemi ile etkileyici değişiklikler yaratılabilir. Fakat çoğu zaman sadece dişleri beyazlatmak yeterli olmaz. Kompozit bondingleme, porselen veneer ve kuronlar ile gülüş tamamen ideal hale getirilebilir. Bu değişiklik sadece çevredeki kişilerin bireyde olumlu yönde bir değişiklik olduğunu fark edebileceği kadardır.
Yaş ilerledikçe karşılaşılan bir diğer problem de burun ucu ile çenenin
birbirine yaklaşması yani yüzün alt 1/3 'ünün kısalmasıdır. Yüzün alt 1/3'ündeki
yumuşak dokular, çene kemikleri ve dişler tarafından desteklenir. Dişler
kapatıldığında (özellikle arka dişler) meydana gelen yükseklik bu destek için
çok önemlidir. Yıllarla birlikte çene kemikleri incelir, dişler aşınır ve bu
mesafe kısalır. Bu hem artık yeterince iyi çiğneyememeye hem de gülümsemeyi
belirleyen yumuşak dokuların sarkmasına, yeterince desteklenememesine sebep
olur. Dişlerdeki aşınma 40 yaş üstünde iyice belirginleşir ve çok yaygındır. Bir
de diş sıkma ve gıcırdatma problemi varsa dişler hızla kısalır ve çoğu zamanda
kırılır. Dişler kötü gözükür, fonksiyonlarını yerine getiremez ve bunlara ilave
olarak çene ekleminde problemler oluşmaya başlar ve tüm bunlar kişiyi kırışık ve
yaşlı gösterir.
Böyle bir problem oluştuysa çözüm çiğneyici yüzeyleri içine alan poselen
onleyler ve ön bölgede porselen laminate veneer'lerdir. Bunlarla hem estetik
sağlanır hem de dişlerin kısalması sonucu oluşan mesafe kaybı düzeltilerek yüzün
alt 1/3 ü olması gereken boyuta getirilir.
2.CİNSİYET:
Kadın ve erkek gülüşleri arasında önemli farklılıklar vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
|
KADIN |
ERKEK |
|
Gülme Hattı(ön dişlerin alt kenarları) eğimli olarak alt dudağı takip eder. |
Gülme hattı daha düzdür. |
|
Dişler daha yuvarlak ve bombelidir. |
Dişler düz ve köşelidir. |
|
Ön orta iki diş daha iri ve uzun, onların yanındaki lateral dişler ise daha silik ve küçüktür. |
Ön dört diş arasında önemli bir boy farkı yoktur. |
3.DUDAKLAR:
Dudaklar gülümsemeyi şekillendirir ve çok önemlidir.
Dudak kenarlarının aşağı veya yukarı
oluşu ifadeyi tamamen değiştirebilir.
4. DİŞ ETLERİ:
Estetik bir gülümseme yalnız beyaz muntazam dişlerle değil, aynı zamanda bu
dişlere uyumlu dişetleri ile mümkündür.Dişeti problemi olan kişilerde estetik
bir gülümsemeden bahsetmek imkansızdır.
Sağlıksız diş etleri:
Periodontal hastalık nedeni ile diş etleri kırmızı, şiş ve parlak gözükürler.
Estetik diş hekimliği işlemlerinden önce mutlaka tedavi edilmelidirler.
Diş etleriyle gülümseme(Gummy
Smile):
Gülümsediklerinde diş etleri fazla
gözüken vakalarda herhangi bir estetik diş hekimliği işlemi
yapılacak olsa da olmasa da yapılacak küçük bir operasyon ile diş eti
fazlalıkları uzaklaştırılarak daha hoş bir gülümseme elde edilir.

Dişeti çekilmesi: Dişeti çekilmesi sonucu bazı dişler çok uzun gözükebilir,kök yüzeyleri açığa çıkmıştır. Bu durumda öncelikle dişeti tedavisi yapılarak bu açıklıklar yumuşak doku greftleri ile kapatılmalıdır.


Düzensiz dişeti kenarları:
Dişleri çerçeveleyen dişetleri bazı dişlerde çok yukarda yada çok aşağıda
olabilir (dişeti çekilmesi, sürme bozukluğu, diş kaybından doğan defektler vb)
Estetik prosedürlerden önce dişeti şekilleri ideale getirilmelidir.
Dişeti pigmentasyonu:
Herhangi bir yaralanma sonucu ya da doğal olarak dişetlerinde farklı renkte
bölgeler olabilir. Renk pigmentasyonu koyu kırmızıdan kahverengiye kadar
değişkenlik gösterebilir. Koyu ten rengine sahip bireylerde ve sigara içenlerde
daha sıklıkla gözlenir. Küçük bir dişeti operasyonu ile pembe renkli dişeti
görüntüsü hedeflenir.
5-DİŞLERİN ŞEKLİ, SIRALANIŞI VE RENKLERİ:
Estetik diş hekimliğindeki uygulamalar, dişlerin form ve renklerindeki
problemlere göre çeşitlenir.
Dişler arasında boşluklar varsa (diestema):
Kompozit dolgular veya laminate veneerler ile bu boşluklar kolayca kapatılabilir.
·
Dişlerin rengi kötü ise:
Rengin kötülüğünün seviyesine göre yapılacak işlem değişir. İlk önce denenecek
olan beyazlatma olur. Eğer istenen renge ulaşılamaz ise, ( bazı durumlarda
dişler beyazlatıcıya iyi reaksiyon vermez ya da renk çok koyudur yeterince
beyazlama elde edilemez) yapılacak olan kompozit veya porselen laminate
veneerlerdir. İleri derecede tetrasiklin renkleşmesi olan vakalarda yapılacak
işlem ilk önce beyazlatma daha sonra laminate veneer olmalıdır.

Dişler çapraşık ise:
Öncelikle yapılması gereken ortodontik tedavidir. Eğer hasta ortodontik tedavi
istemiyorsa laminate veneer uygulaması ile çapraşıklık giderilir.

Ön dişlerde aşınmalar ve uçlarında kırıklar var ise:
Bunlardan kurtulmanın en estetik ve uzun vadeli çözümü porselen laminate
veneerlerdir. Hem dişleriniz dış etkenlere karşı korunmuş olur, hem de güzel
bir gülüşe kavuşursunuz. Dişlerinizdeki kırıklar diş sıkma veya gıcırdatma
probleminden kaynaklanıyorsa laminateler yapıldıktan sonra
night guard denilen dişleri koruyucu plakların yapılması
gerekmektedir.
Alt ön dişlerdeki aşınma Koruyucu plak
Ön dişlerde çok sayıda renkleri kötü dolgular var ise:
Yapılabilecek en ucuz ve kolay tedavi kompozit dolguların yenilenmesidir.
Fakat malzemenin yapısından kaynaklanan sınırlamalar vardır. Yani, güzel bir
dolgu yapılsa da eğer çok fazla kahve, çay, sigara içiyorsanız dolgular birkaç
sene içersinde renklenebilir.
Porselen laminate veneerler ise uygulandıklarında hiçbir zaman boyayıcı
ajanlardan etkilenmez ve lekelenmezler. Böyle vakalarda tercih
edilebilir.
6-TEN RENGİ:
Estetik diş hekimliği uygulamalarında,
dizayn edilen gülüşün kişiyle
tam olarak uyuşması çok önemlidir. Zira çok güzel hazırlanmış dişler bile bazen
yüze bir şey katmaz tam tersi gözü rahatsız eder .Ten
rengi de yapılacak
uygulamanın renginin belirlenmesinde en önemli faktörlerden
biridir. Koyu bir ten rengine sahip esmer kişilerde çok açık renkli, parlak
,dikkat çekici dişler uyumlu ve güzel bir gülüşü sağlayamazken, daha açık ten
rengine sahip kişilerde bu dişler daha naturel durur.
7-YÜZ ŞEKLİ:
Doğal dişlerde yüz şekliyle dişlerin şekli arasında bir benzerlik bulunur. Yani
oval bir yüze sahipseniz dişlerinizin formu oval ya da ovale çok yakındır. Bu
uyum yaptılan estetik uygulamalarda da kullanarak doğal gülüşler yakalanabilir.
Kimi zaman da
bu uyum bozularak kozmetik
illüzyonlar kullanılır. Kişinin yüzü onu rahatsız edecek kadar
kare, yuvarlak ya da uzun olabilir. Böyle kişilerde gülüş dizayn edilirken bu
rahatsızlığı göz önünde bulundurularak,
dişlerin şeklini değiştirmek suretiyle yeni gülüşle birlikte yüz şeklindeki
rahatsızlık da azaltılabilir.
Mesela uzun bir yüz şekline sahip kişiye yine ince uzun dişler yapılırsa yüzü
olduğundan da uzun gözükecektir. Bu durumda daha geniş karemsi dişler kullanarak
yüzün uzunluğu gizlenebilir, ya da çok yuvarlak, şişman yüzlü bir hastaya
uygulanan ince uzun dişler onu daha ince gösterecektir.
GÜLÜŞ TASARIMINDA KULLANILAN TEKNİKLER:
Porselen Laminate Veneers:
Dişlerinize yapıştırılan ince poselen
yapraklar inanılmaz değişiklikler sağlar. Estetik diş
hekimliğinde en çok kullanılan tekniktir. Çünkü dişten hiç, ya da çok az madde
kaldırılarak büyük değişiklikler yaratır.
Işık geçirme özelliği olduğu için doğal
dişten ayırmak mümkün değildir.

Beyazlatma :
Dişinizin doğal renginin daha beyaz ve ışıltılı olmasını sağlar. Travma,
yaşlılık ve çeşitli ilaçlarla meydana gelen renklenmeleri yok eder.
Bonding(kompozit dolgu):
Boşluk doldurur, kırık onarır ve renk bozukluklarını mineye uyumlu gelişmiş
materyaller ile örter. Ucuzdur, uygulaması kolaydır fakat ömrü daha sınırlıdır.

Metal desteksiz porselen kuronlar (kaplamalar):
Görünüm ve sağlığı geliştirmek amacı ile, çok hasarlı ya da daha önceden
kesilmiş dişlere uygulanmalıdır.

Cosmetic Contouring:
Dişlerinizin muntazam ve doğru şekilde görülebilmesi için minik aşındırmalarla
şekillendirme yapılır.
Bu işlemlerin hepsi gülümsemenizde
büyük gelişmeler sağlayan tekniklerdir.
A- TAM SERAMİK KRONLAR( Metal desteksiz- Metal alt yapı içermeyen Porselenler)
Estetik görünümün çok önem kazandığı bölgelerde, metal içermediği için renk uyumu doğal dişe en yakın, özel bir porselenden yapılmış protez türüdür.

Bilinen eski porselen restorasyonlar, dayanıklılığı ve sağlamlığı arttırmak için, metal bir alt yapının üzerinde hazırlanıyorlardı. Yapılan çalışmalar sonucunda, Dişhekimliğinde kullanılan porselen geliştirilerek, metal desteğe gerek kalmadan kullanılabilir hale getirilmiştir.
Porselenin metal bir desteğe gerek olmadan kullanılması sonucunda yapılan restorasyonlarda, doğal diş görünümüne çok yaklaşan sonuçlar elde edilebilmektedir. Bunun sonucunda da mükemmele yakın estetik ve estetikle doğru orantılı hasta memnuniyeti ortaya çıkmaktadır.
Yöntem, kronlarda (tek diş kaplamaları), dolgularda, ön dişlerin ön yüzlerine yapılan Veneerlerde ve kullanılan Metal Desteksiz Porselen tipine göre kısa-uzun köprülerde başarıyla kullanılabilmektedir.
Avantajları:
Olağanüstü estetik: Doğal yapıyla mükemmel uyum sağlar ve doğal diş görünümü verir. Metal bir alt yapı üzerine yapılmadığı için, ışık geçirgenliği doğal dişe çok yakındır.
Mükemmel kenar uyumu: Geliştirilmiş yapısal özelliği sayesinde, diş eti bölgesiyle ve üzerine yerleştirildiği doğal dişle uyumu çok iyidir. Bu sayede üzerine yapıldığı doğal dişi ikincil çürüklerden korumaktadır.
Geliştirilen yapısıyla dayanıklılık: Kronlarda, dişlerin ön ve çiğneyici yüzlerinde uzun yıllar problem yaratmadan kullanılabilir.
Biyolojik uyumludur. Diş etine ve çevre dokulara zarar vermez.
Aşınması diş minesiyle aynıdır.
B- LAMİNATE PORSELENLER

Laminate porselen nedir?
Laminate porselen; porselenden hazırlanan tabakanın dişlerin ön yüzlerine yapıştırılmasıyla uygulanan bir tedavi şeklidir.
Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Dişin ön yüzü ile kaplamanın iç yüzü özel bir rezinle (yapıştırıcı bir ara madde) yapıştırılır.
Hangi durumlarda laminate tedavisine başvurulur?
Laminate porselenler temel olarak, renk değişikliklerinin giderilmesi ve belli bir dereceye kadar şekil düzeltilmesi amacıyla yapılabilirler. Başlıca uygulama alanları şu şekilde özetlenebilir:
Renklenmelerde, diş beyazlatma(bleaching) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor vb. lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında,
Ayrık dişleri bitiştirmede (diastema kapama),
Kırık veya aşınmış dişlerin restorasyonunda,
Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,
Hafif derecede çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedaviye alternatif olarak)

LAMİNATE PORSELENLERİN, NORMAL PORSELEN KRONLARA KARŞI AVANTAJLARI
Dişlerden daha az aşındırma yapılmaktadır. Laminate Porselen yapmak için dişlerinizin ön yüzünden sadece 0.4- 0.7 mm. arasında bir düzeltme yapılması yeterlidir. Halbuki bir kron yapmak amacıyla dişin her tarafından 1.5- 2 mm. küçültme gerekmektedir.
Ön dişlere yapılan bilinen porselen kaplamalar eskidikleri zaman, diş eti bölgesinde koyu renkli, doğal olmayan bir görünüm oluşturabilirler. Laminate kaplamalarda diş yüzeyiyle kesintisiz bir geçiş sağlanması ve yapısında metal bulunmaması nedeniyle bu görünüm hiçbir zaman oluşmaz.
Sadece porselenden yapıldıkları için ışık geçirgenlikleri çok iyidir. Bu özellikleri sayesinde, Laminate porselenlerle onarılan dişlerde, doğal dişlerdeki yarı şeffaf görünüm sağlanabilmekte, daha doğal ve daha estetik görünüme ulaşılmaktadır.
Dişlerin ön yüzünden sadece minimal aşındırma yapıldığı için tedavi hiçbir zaman “geri dönülemez” değildir. Dişteki aynı düzeltme üzerinde, porselen malzemesi yerine kompozite (estetik dolgu) geçilebileceği gibi sonradan dişin tamamen küçültülerek kron yapılması da mümkündür.
LAMİNATE PORSELEN NASIL YAPILIYOR?
Hekiminizle tüm ayrıntıları konuşarak kararınızı verdikten sonra;
İlk randevuda dişler üzerindeki hazırlıklar (aşındırma) yapılıyor ve Porselen Laminate Veneer için diş düzeltmelerinden sonra ölçü alınıyor. Hekim ve hasta işbirliğiyle, renk seçiliyor.
İkinci randevuda, Porselen Laminate'lerin uyumu kontrol ediliyor. Renk ve hastaya uyacak diş formları konusunda son kararlar veriliyor.
Eğer herşey yolunda giderse, yapıştırma işlemi üçüncü seansda yapılıyor. Bazı düzeltmelerin yapılması gerekiyor veya isteniyorsa tedavi bir seans daha uzatılabilir.
PORSELEN VENEERLERİN BAKIMI
Porselen Veneerler iyice yapıştırıldıktan sonra, normal beslenme sırasında gelebilecek bir çok yüke dayanacaktır. Ancak bilinmesi gereken en önemli nokta; porselenlerin gerilme kuvvetlerine dayanıksız olmasıdır. Bu nedenle kuru yemiş kabuklarını açmak, et ve tavuk kemiği çiğnemek gibi porselenlere direk yük gelebilecek işlemlerden kaçınılmalıdır. Lütfen dişlerinizi fırçalamaya ve diş ipliği kullanmaya devam ediniz. Normal bakımınızı sürdürerek ağız hijyeninizi korumanız durumunda, hiç bir problem olmayacaktır. Fırçalama veya diş ipliği kullanmanın porselenlere zarar vereceğinden korkmayın. Aksine dikkatli bir ağız bakımı ve aşındırıcı içermeyen diş macunlarının kullanımıyla iyi bir bakım yapmanız porselenlerinizin ömrünü uzatacaktır.
Bazı durumlarda porselen veneerler takıldığı halde, dişlerdeki sıcak-soğuk hassasiyeti hemen geçmeyebilir. Bu durumda yapılması gereken 1-2 hafta kadar hassasiyetin geçmesini beklemektir. Eğer bu süreye rağmen diş hassasiyetinde azalma olmuyorsa hekiminizi aramalısınız.
Porselenlere direkt yük getirecek alışkanlıklardan sakınmak önemlidir (Ön dişlerle ısırma, ağızda kalem, iğne, pipo vs. tutma gibi...)
Eğer dişlerinizi sıkma veya gıcırdatma gibi kötü bir ağız alışkanlığınız varsa; bu istemsiz kuvvetler porselenlerinizi yerinden çıkarabilir veya kırabilir. Size geceleri uyurken kullanacağınız basit bir aparey yapılarak bu tür alışkanlıkların dişlere ve porselenlere zarar vermesinin önüne geçilebilir.
Porselen Laminate Veneerleriniz takıldıktan bir hafta sonra hekiminize “Kontrol Randevusu”na gitmelisiniz. . Hiçbir şikayetiniz olmasa bile, bu randevunuza önem verin. Çünkü bu kontrol sırasında, doku uyumu, diş etlerinin yeni restorasyonlara verdikleri reaksiyon, ağız bakımınız ve estetik bir kez daha kontrol edilmelidir. Ancak bu kontrol sayesinde, yeni porselenlerinizin uzun vadedeki başarısının gözlemlenebilir. Unutmayın ki; erken saptanan sorunların düzeltilmesi; daha az zamanda, daha az acıyla ve daha ekonomik olacaktır.
Laminatlar uzun ömürlü müdür? Dayanıklı mıdır?
Laminatlar iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Lekelenme ve aşınmaya karşı adeziv sisteme(bonding) göre daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.
Laminate Porselenlerin avantajları nelerdir?
-Konservatif (koruyucu) tedavilerden biridir. Bu, veneerlerin yapılabilmesi için dişten kaldırılacak dokunun çok az olmasından kaynaklanır. Sadece dişin ön yüzeyinden ortalama 0,4-0,7 mm madde kaldırılır.
- Tedavi süresi kısadır. 3 yada 4 randevuda yepyeni bir gülüşe kavuşursunuz.
- Doğru endikasyon, doğru teknik ve iyi bir gülüş dizaynı ile yapıldığında diğer insanlar tarafından hemen fark edilemeyecek kadar kişinin yüzüyle bütünleşmiş dişlerdir.
- Işık geçirme özelliği olduğu için doğal dişten ayırmak mümkün değildir. Bir laminate veneer ne kadar çok ışık geçirme özelliğine sahipse o kadar daha doğal sonuç elde edilir.
- Çok iyi cilalanmış porselen yüzeyi, diş taşı olşumunu minimuma indirir.
- Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.
- Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Sözgelimi, yapışmış bir veneer'ı dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir.
- Aşınmaya karşı direnci yüksektir.
Laminate Porselenlerin dezavantajları nelerdir?
- Diğer tedavi alternatiflerine göre maliyeti daha yüksektir.
- Hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve artistik yeteneğinin tam olması gerekir.